SGS Elektronik; Hitachi markasının yetkili servisliğini yapmaktadır. Hitachi plazma ve lcd televizyonunuz, müzik setiniz, projeksiyon cihazınız, video kameranız bozulduysa kaliteli profesyonel yetkili servisiniz hizmetinizde. Hitachi Yetkili Servisi SGS Elektronik size bir telefon kadar yakın.

All posts tagged TV

TV Antenleri Gidiyor, 4G Geliyor!

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
TV Antenleri Gidiyor, 4G Geliyor! için yorumlar kapalı

Uzun zamandır hayata geçirilmesi düşünülen proje için düğmeye basıldı. Bu sayede, hem göze çirkin gelen antenler yok olacak hem de 4G altyapısı hazırlanacak.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından gündeme getirilen dijital karasal yayın teknolojisinin ülkemizde hayata geçirilmesine az bir süre kaldı.

Bu sayede binaların balkonlarında ve çatılarında bulunan antenler ortadan kalkacak ve çok daha küçük cihazlar sayesinde TV yayınları, yüksek çözünürlüklü olarak evlerimize kadar ulaşabilecek.

Yazının tamamını ShiftDelete.Net üzerinde okuyabilirsiniz.

Akıllı TV’ler geliyor!

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Akıllı TV’ler geliyor! için yorumlar kapalı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), sayısal yayınların izleneceği cihazların teknik özelliklerini belirledi. Televizyon yayınlarında karasal sayısal yayın teknolojisine geçiş için geri sayım başladı.

Karasal sayısal yayıncılığa geçişte yayın kuruluşlarını ilgilendiren tüm altyapı yatırımlarına ve deneme yayınlarına ilişkin operasyonları bundan böyle Televizyon Yayıncıları Derneği üyesi ulusal televizyon kanalları tarafından kurulan verici tesis ve işletim şirketi yürütecek.

Şirketin kurulmasıyla birlikte, RTÜK tarafından karasal sayısal deneme yayını için tahsis edilen frekanslar üzerinden, İstanbul öncelikli olmak üzere kısa bir süre içerisinde DVBT-2 deneme yayınına başlanması bekleniyor.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından 2013 yılının başında gerçekleştirilecek frekans ihalesinin ardından karasal sayısal televizyon yayınları başlayacak.

Ulusal televizyon kanalları tarafından kurulan verici tesis ve işletim şirketi, ihaleden önce İstanbul’da karasal sayısal televizyon deneme yayınlarını başlatacak.

Bu sayede izleyiciler karasal sayısal televizyon yayınlarını frekans ihalesi öncesinde izleme olanağı bulabilecek.

Karasal sayısal yayınlar RTÜK tarafından özellikleri belirlenen televizyon alıcılarıyla izlenebilecek.

-Televizyon alırken dikkat

Sayısal TV alıcılarıyla ilgili piyasada bir karmaşa yaşanmaması ve tüketicilerin mağdur olmamaları için, üretici ve ithalatçı firmaların da katılımıyla gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda RTÜK tarafından karasal sayısal yayın alıcı gereksinimleri belirlendi ve kurumsal internet sitesinde yayımlandı.

Karasal sayısal yayınları izlemek için RTÜK’ün belirlediği özelliklere uygun televizyon cihazları gerekiyor. Piyasada veya evlerdeki mevcut televizyonlar ile karasal sayısal yayınları izleyebilmek için ”Set Top Box” adı verilen set üstü cihazlar kullanılabilecek. Tüketicilerin, RTÜK tarafından belirlenen özellikleri taşıdığı test edilerek onaylanmış ve üzerinde özel bir logo bulunan televizyon alıcılarını veya set üstü cihazları tercih etmeleri önem taşıyor.

RTÜK’ün kurumsal internet sitesinde ilan ettiği ”DVB-T2 Alıcı Gereksinimleri Dokümanı”nda belirlenen özelliklere göre üretilen ya da ithal edilen televizyon alıcı veya set üstü cihazları önümüzdeki aylarda kurulacak ve faaliyete geçecek test merkezinde test edilip onaylanarak özel bir logoyla işaretlenecek. İzleyiciler bu logoyu taşıyan cihazları edinerek sayısal yayınları alabilecek.

-Yayınlarda, görme ve işitme engellilere özel program

Karasal sayısal yayınların başlamasıyla birlikte görme ve işitme engellilerin televizyon yayınlarına erişimi de kolaylaşacak. RTÜK’ün özelliklerini belirlediği TV alıcıları, birden çok ses akışını alabilecek.

Böylece görme engelliler yayınlarda yer alan özel ses akışından yararlanabilecek. Aynı şekilde, TV alıcılarının işitme engelliler için alt yazı tercihlerine sahip olması öngörülüyor.

DVB Alt Yazı ve Teletext Alt Yazı zorunluluğu ile alıcılarda, ”normal” veya ”işitme engelliler” alt yazı tercihleri bulunacak. İşitme engelliler de TV yayınlarına kolaylıkla erişim sağlayabilecek. Ancak TV cihazlarının engellilere yönelik özelliklerinden yararlanılabilmesi için bu hizmetlerin yayın kuruluşları tarafından sunulması gerekiyor.

-İngilizce isteyene İngilizce, Türkçe isteyene Türkçe yayın

Alıcılar, ebeveyn denetim mekanizmalarını da destekleyecek. İzleyiciler, kanalların yayın akışlarında programların hangi koruyucu sembolle kodlandığına bakıp, çocuklara uygun olmayan kanal veya programları şifreleyebilecek.

Sayısal TV alıcılarında izleyiciler için birden fazla dilde ses yayını bulunacak. İzleyici bu dillerden birini tercih edebilecek, kanalların haftalık program akışını görebilecek. İstedikleri programları daha sonra izlemek üzere kodlayarak TV alıcısının hafızasına ya da harici hafızaya kaydedebilecek.

Alıcılar, HBB TV gereksinimlerine uyumlu olacak ve dileyen internete bağlanabilecek, video, interaktif reklam, kişiselleştirme, oylama, oyun ve sosyal ağlar gibi etkileşimli uygulamalara erişebilecek.

teknoloji

Teknoloji devi Japonya’da plazma ekran televizyonlar ile kişisel bilgisayarların fiyatları, talep azlığından gün geçtikçe düşüyor.

Ekonomisine aldığı darbeler ile son zamanlarda gündeme gelen Japonya’da, televizyon ve bilgisayar pazarı da nasibini aldı. Plazma televizyon ve bilgisayar talebinin düşmesi üzerine satıcılar ürün fiyatlarında indirime gidiyor. Japon medyasında çıkan haberlere göre, bazı mağazalarda plazma televizyonlar 400 dolara kadar düştü.

Japonya’da anket kuruluşlarının verdiği bilgiye göre, ortalama 800 dolar olan plazma ekran televizyonların fiyatları bir sene içinde ani düşüş göstererek, ortalama 580 doları buldu. Böylelikle Japonya’daki plazma ekran televizyonların fiyatları 8 sene içinde 10’da bir fiyatına düştü.

Japonya’daki ekonomik durgunluktan kişisel bilgisayarlar da nasibini aldı. Bir sene önce piyasaya sürülen bir çok model, şu an yarı fiyatından satışa sunuluyor. Japon medyasına göre, birçok mağazada plazma ekran televizyonlar ile kişisel bilgisayarlar ilgisizlikten sergilenmek için birinci kattan ikinci kata taşındı. Uzmanlar, bu pazardaki durgunluğun yan sanayiyi etkilemesi halinde Japonya ekonomisinin derin yaralar alabileceğini söylüyor.

Kaynak Veteknoloji

Yeni HD TV alırken nelere dikkat etmeli?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Yeni HD TV alırken nelere dikkat etmeli? için yorumlar kapalı

HD TV satın alırken bunları atlamayın!

Yeni bir HD televizyon mu alacaksınız? Dikkat etmeniz gereken o kadar çok detay var ki…

Televizyon satın almak tüketici için her zaman meşakkatli bir alışveriş olmuştur. Eskiden çok daha kolay olan bu alışverişlerde bakılan yegane şey televizyonunun büyüklüğü ve markasıydı. Ancak şimdi eklenen binbir türlü özellik normal tüketicinin ve hatta konuyu iyice araştıranların bile kafasını karıştırabiliyor. Bir HD TV’nin iyi olarak nitelendirebilmesi için ne gibi özelliklerinin olması gerektiğini sizlere özetlemeye çalışalım.

Tabii ki bir televizyon aldığınızda en önemli şey görüntü kalitesi. Televizyonunuzu ilk açıtğınızda göreceğiniz bir kusur moralinizi alt üst etmeye yetebilir. HD TV’lerde en çok aranılan ve konuşulan özelliklerden biri şüphesiz kontrast oranı. Kontrast oranı bir televizyonun ne kadar karanlık ve ne kadar aydınlık olabileceğini gösteriyor. Yüksek kontrast oranı görüntüye boyut katarken gözlere de hoş gözüküyor.

Kontrasttan sonra ise renkler geliyor. Birçok HD televizyon kutudan ilk çıktığında doygun renklere sahip oluyor. Aslında önemli olan televizyonunuzun nasıl renk özelliklerine sahip olduğu değil, renklerinin ne kadar değişebildiği, yani televizyonunuzda renkleri doygun ya da doğru renkler olarak ayarlayabilmeniz oldukça önemli. Yeni televizyonların çoğunda ise renkleri kolayca ayarlayabileceğiniz birçok seçenek bulunuyor. Yine yeni alınacak birçok HD televizyonun 1080i çözünürlük desteği de bulunuyor.

3D, boyut ve fiyat…

HD televizyonları birbirlerinden ayıran bir başka şey ise özellikleri. Özellikle Netflix aboneliğiyle beraber gelen televizyonlar, evinizde Blu-ray oynatıcınız yoksa çok işinize yarayabilir. Netflix’le beraber televizyonunuzdan film kiralayıp rahatça izleyebiliyorsunuz.

Tabii ki en çok aranılan özelliklerden biri de 3D. Üç boyutlu içeriğin çoğalmasıyla beraber 3D HD televizyonlar artık tüketiciye daha da cazip geliyor. Ayrıca üç boyutlu özelliğe sahip televizyonların çoğunun da çok iyi resim kalitesi oluyor. Yani iyi görüntü kalitesi ararken zaten genelde baktığınız HD televizyonların çoğunun üç boyutlu özelliği olduğunu da görüyorsunuz.

Televizyon satın alırken dikkat etmeniz gereken bir başka özellik ise, televizyonunuzun görüntüyü yansıtıp yansıtmadığı. Aslında bu özellik için televizyonu nasıl bir odada kullanacağınızı, nereden nasıl ışık alacağını iyi kestirmeniz gerekiyor. Aksi halde karanlık görüntülerde ayna parlaklığında kendizi televizyondan seyredebilirsiniz.

Televizyonların kapalıyken bile görkemli olmasını sağlayan özellikleri ise boyutları. Aslına bakarsanız büyük bir televizyon küçük bir odada sorun teşkil edebilir. Bu yüzden oda sınırlarınızı göz önüne alarak seçebileceğiniz en büyük televizyonu tercih etmeniz gayet yeterli olacaktır.

Tabii bu özelliklerin hepsini bulmanız ideal televizyonunuzu seçtiğiniz anlamına gelmiyor. Hatta henüz araştırmanın yarısını yaptığınızı bile söyleyebiliriz, bundan sonra çok daha zorlu olan televizyonların fiyatlarının karşılaştırmaları geliyor…

Kaynak VeTeknoloji

Intel Wireless Display ile bilgisayarınızdan televizyonunuza kablosuz olarak görüntü aktarabilirsiniz.

Bunun için uygun Intel teknolojisini taşıyan bir dizüstü bilgisayar ve bir TV adapörü kullanırsınız. Gereksinimleri tamamladığınız zaman, ev ağınızda herhangi bir yerden, adaptörün bağlı olduğu TV’ye kablosuz olarak görüntü aktarabilirsiniz. Örneğin adaptörü salondaki dev ekran LCD ya da Plazma TV’nize bağlayabilir, daha önce dizüstü bilgisayarınızdan gösterdiğiniz içeriği artık doğrudan bu büyük ekrana aktarabilirsiniz. Bu teknoloji dizüstü bilgisyarınızın bir ev sinema sistemine benzer yetenekler kazanması gibi düşünülebilir.

Intel Wireless Display’i kullanmak için (televizyonunuz ve TV adaptörü yanında) aşağıdaki gereksinimleri sağlamanız yeterlidir ki zaten güncel bir Intel tabanlı dizüstü sistemde bunları bulmanız büyük ihtimal olacak.

Uyumlu bir işlemci. Şunlardan biri olabilir: Intel® Core™ i7: 640M; 660LM; 640LM; 620M; 640LM; 690UM; 680UM; 660UM; 640UM; 620UM; 2820QM; 2720QM; 2620M; 2540M; 2520M; 2640LM; 2620LM; 2630UM; 2610UM; 2530UM, Intel® Core™ i5: 580M; 560M; 540M; 520M; 450M; 430M; 580UM; 560UM; 540UM; 520UM, Intel® Core™ i3: 370M; 350M; 330M
Uygun bir kablosuz ağ çözümü. Şunlardan biri olabilir: Intel® Centrino® Wireless-N 1000, Intel® Centrino® Advanced-N 6200, 6205, 6230 veya 1030, Intel® Centrino® Advanced-N + WiMAX 6250 veya 6150, Intel® Centrino® Ultimate-N 6300
Uygun yazılım. Intel My WiFi Teknolojisi ve Intel Wireless Display.
Windows 7 64 bit Home Premium, Ultimate ya da Professional, Windows 32 bit, Home Premium, Ultimate, Professional ya da Basic Edition

Seçiminizi yaparken işinizi kolaylaştıracak bir ipucu bu yanda gördüğünüz logo. Intel Wireless Display’i kullanmak için bu Intel WiDi (Wireless Display) logosunu arayın. Bu logoyu taşıyan aygıtlar Intel Wireless Display işlevini taşır ya da bu işlevle uyumludur.

Hani Plazma TV ölmüştü?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Hani Plazma TV ölmüştü? için yorumlar kapalı

“Artık Plazma TV’lerin devri geçti” mi diyorsunuz? İsterseniz önce haberimizi okuyun, sonra deyin…

Plasma televizyonların iyi zamanlarının 2008’de Pioneer’dan sonra bittiği düşünülüyordu. 2008 yılında dünya çapında 15.1 milyon adet satan Plasma, 2009’da 14.8 milyona gerilemişti. Ancak 2010 yılında Panasonic, Samsung SDI ve LG gibi firmalar Plasma talebini karşılayamadıklarını açıkladı.

DisplaySearch’ün açıkladığı rakamlara göre; Plasma satışı 2010’un son çeyreğinde yüzde 9 artarak 5.2 milyona ulaştı, tüm yıl içerisinde ise 19. 1 milyona çıktı. Panasonic yüzde 40.7’lik oranla piyasanın lideri olurken onu yüzde 33.7’lik oranla Samsung SDI izledi. Üçüncü sırada bulunan LG’nin oranı ise hemen hemen aynıydı. Piyasadaki etkinliğini yüzde 0.2 oranında arttıran LG oranını yüzde 23.3’e yükseltebildi. Tabii LG’nin 2010 yılı içerisinde piyasaya çıkardığı Plasma sayısını yüzde 30 oranında arttırdığını da söyelememiz gerekiyor.

CHIP Online

LCD TV, LED TV, Plazma TV?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
LCD TV, LED TV, Plazma TV? için yorumlar kapalı

DisplaySearch firmasının küresel televizyon pazarına yönelik raporuna göre bakın geride kalan 2010 yılının son çeyreğinde neler olmuş?

Plazma televizyon satışları yıl bazlı %9’luk bir artışla rekor seviyeye erişmiş. Toplam satış adeti 5.2 milyon. Tüm 2010 yılı hasılatı ise 19.1 milyon adet.
Başta sektör hakimi olan Panasonic olmak üzere, Samsung SDI ve LG’nin de aralarında bulunduğu büyükbaşların hepsi tüm bu süre boyunca tam kapasite çalışmışlar. Ve buna karşın yine de tüm talepleri karşılayamamışlar.
Meraklılarının yakından bildiği üzere, bundan 3 sene önce, yani 2008 yılında, Pionerr firması plazma işine paydos edip, panel üretimini durdurduğunu açıklayınca neredeyse tüm sektörde plazmaların sonunun geldiği fikri hakim olmuştu. Ki zaten toplam satışlar da 2008 ve 2009 yıllarında 15 milyon dolayında seyretmişti.

Bununla beraber üretimine tam gaz devam eden Panasonic ise bu sayede geçtiğimiz yılı %40.7’lik bir pazar payı ile kapattı ve yıl bazlı ele alındığında da 2009 ile 2010 yılları arasında satış adetini %22, gelirini ise %4 oranında büyütmeyi başardı. Sektörün ikinci ismi olan Samsung SDI da yine aynı süre içerisinde satış adetini %37, gelirini ise %15 düzeyinde arttırmayı başararak geçtiğimiz yılı %2’lik bir artış ile %33.7’lik bir pazar payı ile kapattı. Plazma liginin üçüncü sırasındaki isim ise sırasıyla %30 ve %22’lik satış adeti ile gelir artışı yaşayan LG oldu. LG’nin pazar payı ise %23.3 olarak şekillendi.

Plazmalara olan bu talebin gerisinde yatan en önemli sebep, tüketicilerin aynı fiyata LED ve LCD TV’lere kıyasla daha büyük bir ekrana sahip olabilmeleri. Bununla beraber, plazmaların en önemli sorunları olan, ekran yapışması (yani bir kanaldan diğerine geçince iki kanaldaki görüntülerin kısa bir süreliğine pişti olması) ve ışık yansıması gibi problemleri de yeni nesil plazmalarda bildiğimiz gibi neredeyse yok denecek kadar azaldı. Tabii güç tüketiminin halen rakip teknolojilere ve özellikle de LED TV’lere kıyasla daha yüksek düzeyde seyrettiği de gerçek. Bununla beraber dediğimiz gibi fiyat/performans peşindeki kitle için epey uygun bir çözüm plazmalar.

Gerçi bana sorarsanız, yeni nesil plazmalar, örneğin Panasonic Viera Z1 -ki kendisi sadece 2.5cm kalınlığa sahip- sırf f/p bazında değil, başta açı derdimiz olmaması, siyah doygunlukları ve hareketli görüntü toleransları olmak üzere çoğu altbaşlıkta rakiplerinden daha alınabilir bir durumdalar. Kaldı ki artık ömürleri de 100,000 saati bile aşmış durumda.

Bu arada yine aynı araştırmaya göre, plazma panellerin 50-inç ve yukarısı segmentte pazar payı %40.8 gibi muazzam bir oran. Tabii ekran küçülüp, 40/42-inç’lere geriledikçe LCD fiyatlandırması ile başa çıkmakta zorlanan plazmalar, 32-inç ve altı sınıfta ise tamamıyla devre dışı kalıyor.

Velhasıl habere başlarken kafamda sadece plazmalarla ilgili bir yapılan bu araştırmayı aktarmak vardı ama madem bu kadar yazdık haftasonu sohbetimiz de bu olsun bari. 🙂

Sorumuzsa zaten başlıkta:

LCD TV mi, LED TV mi yoksa Plazma TV mi? Ve tabii ki neden?

kaynak pclabs

Kılavuzu okumadan 3D ürün almayın

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Kılavuzu okumadan 3D ürün almayın için yorumlar kapalı

Sinemada geçen yılki Avatar rüzgârı ile üçüncü boyuta (3D) geçen TV üreticileri, bu yıl gözlüksüz 3D için çalışmalarını hızlandırdı. Sharp, Hitachi, Samsung ve Toshiba “active shutter” adı verilen gözlük gerektirmeden 3D seyretmeye olanak sağlayan TV modelleri üzerinde çalışırken, Nintendo da gözlüksüz 3D’yi bu yıl 3DS ile taşınabilir oyun konsollarına taşımaya hazırlanıyor.

3D’de bu gelişmeler yaşanırken, 3D ürünlerin kullanım kılavuzlarındaki uyarılar, tüketicileri bu ürünleri alırken daha dikkatli olmaya zorlayacak. Geçtiğimiz günlerde 3DS’yi tanıtan Nintendo, 6 yaşın altındaki çocukların kesinlikle kullanmaması uyarısı yaparken, uzmanlar gözün gelişme çağı olan bu yaşlarda 3D’nin sol ve sağ göze ayrı ayrı gönderdiği sinyallerin çocukların görme yeteneğini olumsuz etkileyeceğinin altını çiziyor. Nintendo, mart ayında satışına başlayacağı ürünle ilgili şimdiden şu uyarıyı yapıyor: “Belirli aralıklarla 3D özelliğini kapatmalı. Her yarım saatte bir 3DS ile oyun oynamaya ara verilmeli.”

GAZETE HABERTURK

Altın uçlu konnektörler neden tercih edilir?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Altın uçlu konnektörler neden tercih edilir? için yorumlar kapalı

Dikkatinizi çekmiştir, son birkaç senedir müthiş bir altın uçlu konnektör sevdası var bilişim dünyasında. Her kim ki yeni bir konsol, LCD TV, monitör vs. satın alsa hemen altın uçlu veri kablosu arayışına giriyor. Çoğunuz görmüşsünüzdür, altın uçlu veri kablolarının performansa etkisi birçok forumda ciddi şekilde tartışılıyor. Dilerseniz bu yazımızda tüm bu tartışmalardan sıyrılıp, altın uçlu konnektör furyasının neden başını alıp gittiğini ve getirilerini biraz da teknik kanattan yaklaşarak değerlendirelim.

Bilişim dünyasıyla az çok ilgili olan herkes son dönemlerde SCART, HDMI ve Ethernet (örnekler çoğaltılabilir) gibi birçok veri kablosunun altın kaplama konnektörlerle sonlandırılmış formlarının satıldıklarına dikkat etmişlerdir. Hatta ve hatta; şu günlerde altın (kaplama) ucu olmayan HDMI kablo edinmek oldukça güç. Bu trendin oluşmasında, altının elektriksel iletimde sağladığı bazı avantajların etkisi bulunuyor. Bir teknomarkete gidip herhangi bir HDMI kablonun teknik detaylarına göz gezdirdiğinizde, çeşitli işaret gürültü oranlarının (Signal to Noise Ratio, SNR) yazdığını (genellikle dB cinsinden) görürsünüz. Bu bilginin anlamı verinin kablo boyunca ne kadarlık bozucu etkiye (gürültü) maruz kaldığıdır. Bu noktada gürültüye bir parantez açalım:

Kablonun girişine A gücünde bir işaretin (sinyalin) geldiğini varsayalım. Kablo gelen işaretin frekansına ve pek tabii ki iletim hattında kullanılan iletkenin cinsine bağlı olarak bu işarette bir miktar bozulmaya sebep olur. İşte bu bozulma etkisi (işaretle toplamsal olarak -artı veya eksi olabilir) gürültüdür. B gücündeki gürültünün iletim hattı boyunca işarete etki ettiği varsayımı altında veri kablomuzun sonunda A+B veya A-B gibi bir işaret alınır. İşte işaret gürültü oranı da (namıdiğer SNR) logaritma 10 tabanında A’nın B’ye oranıdır ki basit bir mantıkla bu değer ne kadar yüksek olursa hattın o denli kaliteli olduğu sonuca varılabilir. Günümüzde kişsel kullanıma yönelik çoğu kablolu iletim hattında bu değer 110 dB dolaylarındadır.

İşaret-Gürültü oranına bu kadar değinmek şimdilik yeterli, ilerleyen günlerde bu terimi açıklayan bir yazıyla karşınıza çıkacağız. Altın uçlu konektörün esprisi işte tam da bu noktada, yani iletim hattının sonunda ortaya çıkıyor. Genel olarak bilinenin aksine bakır, altından daha iyi bir iletkendir. Yani, kablolarda bakırın tercih edilmesi yalnızca ucuz olduğu için değil, kullanılabilir en iyi iletkenlerden biri olmasındandır (İletkenlik: bakır – 5.69*10^7, altın – 4.52*10^7, gümüş – 6.3*10^7). Buna karşın bakırın elektromanyetik direnci düşüktür ki, bu iletim ortamı içinde bir sorun teşkil etmezken sonlandırmada problemdir. Şöyle ki iletim ortamı boyunca, kablo üzerinden akan elektriksel işaretler kablonun üzerindeki koruyucu tabaka yardımıyla (shield) elektromanyetik (EM) bozucu etkilerden korunur. Buna karşın, hat sonlandırılırken böyle bir durumun sağlanması söz konusu değildir ve EM girişimin işaret kalitesini bozacağı düşünülürse, iletim başarımını arttırmak için birtakım önlemlerin alınması söz konusu olabilir. Altın elementi de tam bu noktada devreye giriyor. Altının EM direnci bakıra göre daha yüksek iken, iletkenlik kaybı ise düşük düzeylerdedir. Yani işin özü, bağlantı kablolarının altın ile kaplanması hattaki işaretleşmenin güvenilirliğini arttırıyor.

Altının sağladığı diğer bir avantaj ise, oldukça pasif bir element olması sebebiyle (özellikle bakıra göre) paslanmaya karşı dayanıklı olması. Korozyon (pas) demek iletkenliğin ciddi düzeylerde düşmesi demek ki bunun da yukarıda bahsetmiş olduğumuz SNR’ı, dolayısıyla da iletim performansını düşüreceği söylenebilir. Özetle altın kaplama, hem kısa vadede (EM direnç) hem de uzun vadede (korozyon) iletişim başarımına katkı sağlamaktadır.

Altın kaplama terimini de biraz daha açalım bu noktada. Söz konusu kabloların konektörleri altından değildir, yalnızca altından ince bir plaka ile kaplanmıştır -buradan hareketle temel amacın korozyona önlem almak olduğu öngörülebilir aslında.

Biraz da kullanıcı deneyimlerinden ve kablo alırken nelerde dikkat etmeliyiz, bunlara değinelim. Temel olarak ilk dikkat etmemiz gereken kablonun altın uçlu olmasından öte, kabloda kullanılan bakırın kalitesidir. Metallerde iletim frekansı arttıkça iletkenlik düşmektedir (skin effect – gövdeleme) ve bu düşüş iletkenlik ile ters orantılıdır. Özetle iletim frekansı yükseldikçe bakır ile altın arasındaki iletkenlik farkı azalmaktadır (birisi HDMI mı dedi yoksa? :)). Tabi ki bilim insanları boş durmuyorlar ve bu bozucu etkilerden kurtulmaya çalışıyorlar. Yeni nesil sistemlerde iletim hızları saniyede Gbit’ler mertebesinde (HDMI 1.3: 340 MHZ – 10.2 Gbit/s) ki gövdeleme etkisinin iletişimde darboğaza neden olması söz konusu. Uzun lafın kısası, çeşitli metaller iletim hattına katmanlanarak bu etki de mümkün mertebe bertaraf edilmeye çalışılıyor (nikel – bakır). Sizin yalnızca dikkat etmeniz gereken nokta, satın almak istediğiniz kablonun işaret – gürültü oranına bakmak. Bu değerin 110 dB dolaylarında olması satın alacağınız kablonun kaliteli olduğuna işaret etmektedir. Daha sonrasında ise kablonun altın uçlu olmasına bakabilirsiniz. Bu sebeple; veri kablosu alırken, güvenilir teknik detayları olan bilindik markalara yönelmeniz faydalı olacaktır.

Bu noktada kablo seçiminin önemini vurgulayacak iki deneyimimi aktarmak istiyorum size: İlk aktarmak istediğim LCD TV’de SCART kablo performansı üzerine izlenimlerim. 46″ LCD TV ile bir müddet Digiturk yayınlarını takip etme şansım oldu. Yayın paketim SD içeriğe sahip olduğu için uydu alıcıyı TV’ye SCART üzerinden bağlamak durumundaydım. Digiturk’ten edindiğim kablo ile elde ettiğim görüntüden memnun kalmadım açıkçası. Çok fazla karıncalanma (piksel hatası) vardı görüntüde -özellikle yayındaki sabit bileşenler (DC) üzerinde, logo vs.. Almış olduğum kaliteli altın uçlu bir SCART ile yaptığım denemelerde ise görüntüde kaydadeğer düzeyde iyileşme olduğunu gözlemledim. Bu değişim kablonun altın uçlu olmasından öte yukarıda bahsetmiş olduğum kablo üzerindeki kayıpların düşük olmasından kaynaklanıyordu bana kalırsa. İkinci olarak ise aynı PC’ye bağlamış olduğum PS3 üzerinden almış olduğum görüntüden bahsetmek istiyorum. Benzer gözlemleri HDMI ile yaptığımda ise görüntüdeki farklılaşmanın kaydadeğer düzeyde olmadığını gördüm. Yani HDMI’da altın uçlu kablonun etkisini pek gözlemleyemedim. Belki kullandığım standart kablo da yeterince kaliteliydi; ama bu sonuçları temel olarak bazı teorilere bağlamak mümkün:

En temel sebep; analog – sayısal iletişim arasındaki kalite farkı. Şöyle ki sayısal iletim teknikleri daha fazla iletim bandgenişliğine ihtiyaç duymalarına karşın, gürültüye karşı daha dayanıklıdırlar (Bu konuyu ilerleyen zamanlarda daha detaylı olarak irdeleyebiliriz). Başka bir deyişle analog sinyalde, sinyalle gürültüyü birlikte, ses ve/veya görüntü olarak alırken sayısal iletimde bozulan bir bit, bozulan bir bitten ibaret. 🙂 SCART, VGA’nın analog; DVI ve HDMI’ın sayısal olduğunu göz önüne alırsak yukarıda sözünü ettiğimiz sonucun oluşması şaşırtıcı değil.
SCART üzerinden aktarılan görüntü çözünürlüğü düşük ve TV bu görüntüyü ekrana vermeden önce yukarı ölçekliyor (upscaling). Bu da demek oluyor ki iletişimde oluşan rastlantısal bir gürültü, rastlantısal birçok gürültüye dönüşüyor ekranda. Veri akış hızının, çözünürlüğün düşük olması gibi sebeplerle de bu hatalar belirginleşiyor -logolar etrafındaki pikseller sabit olmalıyken kırmızı, mavi dans ediyorlardı :). Yayın üzerindeki DC (yayın boyunca değişmeyen) bileşenlerde bu etki net olarak gözlenebiliyor. Kaliteli SCART ile bu sorunlar tamamiyle ortadan kalkmasa da belirgin oranda azaldı. Söz konusu etki HDMI’da düşük çünkü HDMI’dan iletilen veri 720p veya 1080p ile aktarılıyor, ayrıca veri hızı da yüksek. Oluşan rastlantısal bir hata bizim gözlerimizin seçeceği kadar belirgin olmuyor.

Ötesinde HDMI, SCART’a göre genç ve dinamik bir standart, yani teknolojik üstünlükleri çok fazla. Varış noktasında hata düzeltme (FEC – forward error correction) gibi meziyetleri bulunuyor, yani rastlantısal hataların oluşma ihtimali daha da azalıyor. Yukarıda bahsettiğimiz sayısal-analog iletişim ayırımını da buraya bağlayabiliriz.

Özetle standart çözünürlükte gözlemlediğim farkı, yüksek çözünürlükte betimleyemediğimi söyleyebilirim. İletim ortamı kaliteli veri çıkışı alabilmeniz için muhakkak önemli ; ama kablo değiştirmenin sizi basamak atlatacağını, kaynak kalitesini arttırmanın ise katlar tırmandıracağını göz önünde bulundurun :). Creative Fatalty Ses kartınız, Logitech z5500 ses sisteminiz varsa ve siz 64 kbps mp3 dinliyorsanız hangi optik kabloyu kullanırsanız kullanın ses kalitesinde büyük değişimler beklemeyin.

Sonuç

Evet gelelim sonuç kısmına… Yazı içerisinde aklı karışanlar muhakkak olmuştur, ama bu noktada yazıyı sonuca bağlayarak tüm karışıklıkları sona erdireceğiz :). Uzun lafın kısası; hem performansa etkisini hem de psikolojik etkenleri göz önünde bulundurarak (altın uçlu kablo kalitelidir mantığı :)) altın uçlu, kaliteli kabloları tercih ediniz. Ötesinde elinizde halihazırda kaliteli kablo varsa altın uçlu olmasa da gönül rahatlığıyla yola devam edebilirsiniz. Çoğumuzda ürüne bir çuval para verdik, üç kuruşluk kablodan kısmanın mantıksız olduğu düşüncesi var; ama ne bulacağınızı bilin ki sonra kablo parasına yanmayın :). Dediğim üzere; HD yayınlarda bu etki pek belirgin değil, SD yayınlarda ise kısmen rahatsız edici olabiliyor. Siz siz olun öncelikle yayını aldığınız kaynağın ve de verdiğiniz çıkışın kalitesini mümkün mertebe yüksek tutun (ses kartı – ses sistemi, tv yayını – lcd tv, ekran kartı – monitör, …). Sonrasına ise imkanlarınız dahilinde kaliteli bir kablo satın alma yoluna gidiniz. İletim ortamı arada bir basamaktır ve hedef size darboğaz yaşatmaması olmalıdır. Hiçbir zaman bir kablodan mucizeler yaratmasını beklemeyiniz ki hayal kırıklığı yaşamayasınız…

Analog değil, sayısal iletim yapan portlardan veri çıkışı almaya çalışın. Mesela ses için optik; görüntü için HDMI, DVI gibi standartlar öncelikli tercihiniz olsun.

Kaliteli iletim hatları kullanın. Satın alırken teknik detaylarda belirtilen işaret-gürültü oranının yüksek olmasına dikkat edin (SNR => 110 dB).
Bir önceki maddede gördüğünü kriteri sağladıktan daha sonrasında mümkünse altın uçlu olanları kullanın. Kaliteli olduğu bilinen ama ucu altın kaplama olmayan bir kablo, ne olduğunu bilmediğiniz ya da kalitesiz ama “altın kaplama uç” özelliğini öne çıkaran bir diğer kablodan daha iyi olabilir.

Güvenilir ürünleri tercih etmeye dikkat edin. Unutmayın ki güvenilir olmayan bir ürünün konektörü sarıya boyanmış bir metal olabilir, teknik detaylarında belirtilen değerler (özellikle SNR) yanıltıcı olabilir.
Mümkünse kaynak kalitesini yükseltiniz.

alıntıdır..

Hackerlar Şimdi de TV’leri Tehdit Ediyor

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Hackerlar Şimdi de TV’leri Tehdit Ediyor için yorumlar kapalı

Akıllı telefonlar, VoIP cihazlar ve televizyonlar için güvenlik yazılımı üreten bir firmaya göre; internet erişimi bulunan HD televizyonlar, hackerlar tarafından ev ağlarına sızmak için kullanılabilir.

Cihaz güvenliği ile ilgili çözümler sunan Mocana şirketi, açıklamasını internet televizyonları ile ilgili çalışmasına dayanarak yaptı. Üreticisi belirtilmeyen televizyonun yazılımında güvenlik açığı tespit eden firma, üretici tarafından bir yazılım güncelleştirmesi yayımlanana kadar firmanın isminin gizli tutulacağını açıkladı.

Çarşamba günü yayınlanan basın açıklamasında, söz konusu güvenlik açığından faydalanacak saldırganların güvenlik açığı üzerinden; ev ağının kontrolünü ele geçirebilecekleri, internet trafiğini ve televizyonu çeşitli yemleme saldırıları için yönlendirebileceğini veya kullanıcıların internet kullanım alışkanlıkları hakkındaki özel bilgileri ele geçirebilecekleri belirtildi.
Son aylarda, gömülü sistemler üzerindeki güvenlik açıklarıyla ilgili haberler arttı. Endüstriyel sistemleri hedef alan Stuxnet solucanı, ATM cihazlarını tehdit eden kötü amaçlı yazılımlar gibi vakalar nadiren de olsa gündeme gelmeye başladı.